Semranur Paçacı

Onyedi yaşındayım. Yaşım yaşadığım yıl kadar; yazılarım yaşadığım anılar, gördüğüm insanlar, hissettiğim duygular kadar.

Yazma serüvenine on yaşında okuldaki tiyatrolarda oyunculuk yapmakla beraber kendi oynadığım tiyatro oyunlarını yazarak başladım. Oyunculuğu keyifle yaparken, tiyatronun senaryosunu yazmak beni kendine çekiyordu. Bu çalışmalarım üç yıl kadar  devam etti. Ardından tiyatro eğitimleri ile tiyatronun dünyasını keşfetmeye başladım. Zamanla yazmak hobi olmaktan çıkıp hayat tarzına dönüşmeye başladı. İşte o zaman kendimi yazmaya, kalemime adamaya karar verdim.

On iki yaşımdan beri senarist olmak istiyorum. Suskunluğumun sesini, yazdığım yazılar ve senaryolarla duyurmak istiyorum. Bunun için öncelikle senaristlik yapan hocalardan senaryo eğitimi aldım. Avrupa’da geçerli belgeler aldım. İlk defa kendi yaşıtlarımla çalışma fırsatı yakalayarak, Ankara’da Yazarlar Birliği ve Ankara Valiliği’nin düzenlediği Avrupa Birliği projeleri kapsamında Bilge Yazarlar Projesinde iki sene yer alıp bir çok eğitim gördüm. Proje dahilinde bir hikaye, bir deneme ve bir gezi yazısı olmak üzere üç yazım kitaba alındı. Daha sonra online ve basılı yayımlanan dergilerle çalıştım. Aynı zamanda senaristlik eğitimlerime de devam ettim. Ankara Büyükşehir Belediye Tiyatrosu’nun senaryo ekibinde yer aldım.

Hayalleri büyük yaşı küçük, dünün ve bugünün yazar adayı olarak kendimi geliştirmek adına, Zühre Dergisi’nde yeni bir yolculuğa başladım. Her yolculuk farklı birikimler demek. Bu yolculuğumda bana eşlik edip yazılarımı okuyan ve okuyacak olan herkese teşekkür eder, yazılarımda duygularınızı yakalamanızı umuduyla, ZÜHRE dergimizi takipte kalmanızı dilerim.


Yazarın Yazıları

Taşın Çatlağındaki Pamuk

/ Semranur Paçacı / Bir taş bana bazı insanları hatırlatır. Dışarıdan bakıldığında sert, soğuk ve gri… Ne bir renk barındırır ne de bir sıcaklık. İnsan onlara yaklaşmaya çekinir; çünkü bu donukluğun ardında hiçbir kıvılcımın olmayacağına inanır. Yüzleri ifadesiz, tavırları uzak, sözleri yetersizdir. Böylelerini gördüğümüzde, çoğu zaman düşünmeden “taş kalpli” deriz. Ama gerçekten öyle midir? Taş,…

Kadife Kılıçtaki Çelik

/ Semranur Paçacı / Bazı insanlar vardır; ilk bakışta gönlünüze huzur gibi dokunurlar. Yüzlerinde ince bir tebessüm, seslerinde kadifeyi andıran bir yumuşaklık vardır. Göz göze geldiğinizde, sizi sarmalayan bir güven duygusu hissedersiniz. Sanki tüm sertliklerden arınmış, kalbi su gibi berrak, rüzgâr gibi serinletici bir varlığın huzurundasınızdır. Oysa görünüşün aldatıcı ışıltısı çabuk söner. Yaklaştıkça, dokundukça o…

Hayata Borcumuz

/ Semranur Paçacı / Vefa duygusuyla insan olur ÂdemoğluYürekten gelmelidir bu duygu;Tüm yüreğiyle kucaklamalıdır geçmişini,Hayatına borcu vardır, vefa gibi. Unutmaz gönül, ne yaşandıysa zamanla,Saklı kalır her iz, bir eski hatıra.Vefa, sessiz bir duadır aslında,Kalpten kalbe uzanan bir armağan aynı anda. Vefa ile incelir ruhlar,Bunun bilincinde yaşamalı insanlar.Her yiğidin harcı değil bu duygular,İnsan hayatını anlamlı kılar.


Yukarı ↑