Atalay Demirci: “Mizah Ciddi Bir İştir”

/Zühre Dergi/ Zühre Dergisi: Yaptığınız işi nasıl tanımlıyorsunuz? Atalay Demirci: İnsanlara ayna tutuyorum. Günlük hayatın olağan akışında yaşadıkları ama o an farketmedikleri komik tarafları bulup “bakın ne kadar da komiksiniz” diyerek gösterme sanatı bizimkisi. Kendi hallerine farkındalık kazandırmak. Örneğin bir stadyumda trübünlerdeki binlerce insana bir futbolcu gelip yumruk hareketi yapıyor; onlar da alkışlayıp “oley” diyor.... Okumaya Devam et →

Fatma Barbarosoğlu: “Edebiyat ve Matematik Bütün İlimlerden Öncedir”

/Zühre Dergi/ Zühre Dergisi: Bir sosyolog olarak edebiyata olan ilginiz nasıl başladı? Fatma Barbarosoğlu: Edebiyatla ilgim “bir sosyolog olarak” başlamadı elbette. Edebiyat ve matematik bütün ilimlerden öncedir. Dünyayı kulağımıza akan sözlerle tanır kâinatı geometrik bir düzlem içinde algılarız. Edebiyat ile bağım ilkokul yıllarına dayanıyor. İlkokulda son iki dersimizin adı değerlendirme idi. Başka öğretmenler değerlendirme saatinde... Okumaya Devam et →

Prof. Dr. Halit Ertuğrul: “Yazmak Bir Tebliğdir”

/Zühre Dergi/ Zühre Dergisi: Yazarlık nedir? İnsan neden yazar, neyi yazar? Siz neden yazıyorsunuz? Halit Ertuğrul: Bu iş dertlenmeyle başlar. Yazmak bir dertlenmedir. Bir iç yangınıdır yazmak. Bir feryattır. Bir imdattır. Bir çağrıdır. Ben naçizane bütün bunları bir araya getirince, şöyle diyorum: Yazmak aslında bir tebliğdir. Sahip olduğum duygu ve düşünceleri, farkına vardığım doğruları, tefekkür... Okumaya Devam et →

Nurullah Akçayır: “Edebiyat Sadece Güzel Söz Değil, Yürekten Gelen Her Şeydir”

/Zühre Dergi/ Zühre Dergisi: Edebiyatla tanışmanız nasıl oldu? İlk okuduğunuz kitaplar ve şairler kimlerdir? Nurullah Akçayır: Edebiyatla ilk tanışmam ortaokul çağlarında oldu. O yıllarda Halk Müziğine olan ilgimden ötürü öncelikle Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Erzurumlu Emrah, Aşık Sümmani gibi önemli halk ozanlarının eserlerini ve hayat hikayelerini okumaya başladım. Herkesin de bildiği gibi bu kıymetli halk... Okumaya Devam et →

Prof. Dr. Mustafa İslamoğlu: “Şiir Yazmamış Bir İslam Alimi Yoktur.”

Zühre Dergi Zühre Dergisi: Hocam, sanat ve inanç ilişkisiyle başlayalım. Peygamberler, flozoflar ve şairler insanlık tarihinde birbirine yakın çizgiler ifade ediyor. İlahi Kelam’ın üslubunu da dikkate aldığımızda, inanç ile sanat arasında nasıl bir ilişki var sizce? Prof. Dr. Mustafa İslamoğlu: Nöro-biyolojide, inancın merkezi ile sanatın merkezi hemen hemen aynıdır. Yani beynimizde bir sanat eserine bakarken... Okumaya Devam et →

Vehbi Vakkasoğlu: “Edebiyat, Çok İnce Bir Gönül Sanatıdır”

Zühre Dergisi: Sayın Vakkasoğlu, sizce edebiyat nedir? Vehbi Vakkasoğlu: Sorunun cevabı kendi içinde aslında; “edebiyat” edep demek. Edebe dair olan söz, yazı, çizim, her ne iletişim yöntemi varsa, bütününe edebiyat diyebiliriz. Dolayısıyla edepten uzak ahlaksız yazılara, çizimlere, romanlara, hikayelere, denemelere, yazının ve sözün her türlüsüne edebiyat demek uygun değildir diye düşünürüm. Zühre Dergisi: Yıllardır öğretmen... Okumaya Devam et →

Şükrü Erbaş: “Duygularınızı Ertelemeyin; Yazın”

Türk edebiyatının yaşayan çınarlarından Şükrü Erbaş ile yazı ve yazarlık üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Usta yazar, yazı sevdasını ve ilerlemiş yaşına rağmen sürdürdüğü çalışmalarını anlattı; kalem ve kelam sevenlere önemli tavsiyelerde bulundu. ----------------- Zühre Dergisi: Sayın Erbaş, bizler sizin kuşağın şiirleri ve yazılarıyla büyüdük. Gördüğümüz kadarıyla çalışmalarınıza da devam ediyorsunuz. Nasıl çalışıyor, neler yapıyorsunuz?... Okumaya Devam et →

Yukarı ↑