Yitiğimi Bulduğum Yerden Bildiriyorum

/ Zeynep Kar / Hiç ummadığım bir anda ve hiç ummadığım bir şekilde Rabbim bir sebep halk edivermiş, kendimi bir anda mübarek topraklarda buluvermiştim. Sonsuz hamd-ü senalar olsun edip eyleyene, evirip çevirene... Ankara'dan Cidde'ye havalanan uçağımız ve ardından umre ibadetimiz için Mekke-i Mükerreme'ye gelişimiz... İşte şimdi kainatın, O’nun şerefi hürmetine yaratıldığı Peygamberimiz'in doğduğu belde olarak... Okumaya Devam et →

Lâ Mekâne İllâ Kalb

/ Selahattin Serçe / “Zile basmadan geri mi dönseydim acaba?” diye geçiyordu içimden beklerken. Eski arkadaşım gülümseyerek açtı kapıyı. Konuşma-gülüşme karışımı bir gürültünün yükseldiği içeride, 15-20 kişi vardı. Çoğu farklı şehirlerden “Eski Dostlar Buluşması” için gelmişti. “Oooo kimler gelmiş!”, “Yahu nerde kaldın üstad!” gibi neşeli cümleler eşliğinde selamlaştım herkesle bir bir. Sağdaki koltuğun az ötesindeki... Okumaya Devam et →

Yalnızlığın Üç Hali: Aşk, İnsan ve Varlık

/ Ali Dolgunyürek - Pedagog ve Aile Danışmanı / Yalnızlık, insanın en kadim yoldaşıdır. Kimi zaman bir sığınak, kimi zaman bir gurbet; bazen yaratıcı bir boşluk, bazen bir gaybubet, bazen de içimizde sessizce büyüyen bir evren… Aşk ise o evreni keşfeden öznedir. İnsan, varlık ve Allah ile kurduğu ilişki aslında yalnızlığa verdiği anlamın en mahrem... Okumaya Devam et →

Kör Kuyularda Yusuf Beklemek

/ Zeynep Kar / Zamanın eteklerinden düşen ince bir sızı "beklemek"... Bazen hayalin en uzak izi, bazen vuslatın en yakın çiçeği... Bazen de mekanın en yanık türküsü... Fonda çalan "Penceresiz kaldım anne / Uçurtmam tel örgülere takıldı /Hani benim gençliğim anne" sözlerinin yankılandığı öyle bir yanık türkü. Zerrelerinin hakikat aşkıyla tir tir titreyişi ile gözünün... Okumaya Devam et →

Ölemeyen Zombi Yorgunluğu

/ Selahattin Serçe / "Ölmeden evvel ölmek imiş aşk; Sen’i tanımadan nerden bileyim." (S. Serçe) --------- Bilgin bir zat bir sabah öğrencilerine dedi ki; “Ölümü idrak, ruhu olgunlaştırır. Haydi birlikte mezarlık ziyareti yapalım.” Düştü önlerine, şehrin en kalabalık merkezlerinde, en işlek caddelerde dolaşıp döndüler. Öğrenciler şaşkındı; “Efendim, hani kabristana gidecektik!” dediler. Bilgin; “Gittik ya evladım.”... Okumaya Devam et →

Çelişkinin Sırları

/ Ali Dolgunyürek - Pedagog ve Aile Danışmanı / EY İNSAN… EY NEFSİM … İçinde taşıdığın fırtına muhteşemdir. Her çelişki, nefsinin perdesine düşen bir ışıktır. Ve bu manifesto, senin o perdeyi kaldırıp kendi hakikatine yürüme çağrındır. Nefsini Gör, Onunla yüzleş Nefis gizlenmez; nefse bakılır. Bastırdığın her arzu, kaçtığın her korku, susmak istediğin her çelişki; içinde... Okumaya Devam et →

Bir Bekleyiş Ruhumun İçinden Geçerken

/ Çiğdem Coşkun Çay / Zamanın içinde bir yankı bekleyiş. Beklerken, sanki tüm kainatın nefesi kesiliyor ve her şey suskunluktan başka bir şey söyleyemez oluyor. İşte o an bekleyişden derin bir suskunluk o suskunluktan derin bir çığlık yükseliyor sadece bekleyen yüreklerin duyduğu. Bekleyenin ,”beklediği bir zaman vardır”, "gelmesi gereken zaman”; onu bekler günü güne ve... Okumaya Devam et →

Taşın Çatlağındaki Pamuk

/ Semranur Paçacı / Bir taş bana bazı insanları hatırlatır. Dışarıdan bakıldığında sert, soğuk ve gri… Ne bir renk barındırır ne de bir sıcaklık. İnsan onlara yaklaşmaya çekinir; çünkü bu donukluğun ardında hiçbir kıvılcımın olmayacağına inanır. Yüzleri ifadesiz, tavırları uzak, sözleri yetersizdir. Böylelerini gördüğümüzde, çoğu zaman düşünmeden “taş kalpli” deriz. Ama gerçekten öyle midir? Taş,... Okumaya Devam et →

Zerreden Zerrata Zühre

/ Zeynep Kar / İçindeki çığlıkların notaları yanan Zühre susmuştu. Bir yanı "gitsin" derken diğer yanı "giderse ölürsün" çaresizliğini haykırıyordu. Öyle bir çaresizlikti ki bu; kalakalmışlığın ortasında yapayalnızdı Zühre. Demir kapı değildi ki karşısındaki, kırıp geçsin. Taş duvar değildi ki yıkıp aşsın. Suladığı her toprak çiçek verecek sanrısı geçince, bir gecede saçlarına aklar düşmüş, beş-on... Okumaya Devam et →

Duyguların Peygamberi: Aşk

/ Selahattin Serçe / "Aşkın yoktur ilâhî olmayanı;Beşerin çoktur bunu bilmeyeni." (S. Serçe) --------- Bir "Var"dan var oldu her şey. Bir sonsuz Umman-ı Vahdet, aşk ile dalgalandı; yaratılışın inzalinde alem-i kesret yazıldı nun eliyle. Sayısız alemler yarattı Kalem-i Kudret Hâlîk-ı Mutlak. Onsekiz bin denilmesi kesretten kinayedir. Âfakı enfüsüyle, iki ucu sonsuza uzanan alem içre alemlerdir... Okumaya Devam et →

Aşk: Varoluşun Bahanesi

/ Ali Dolgunyürek - Pedagog ve Aile Danışmanı / Aşk, evrenin kendi üzerine eğilip “Ben kimim?” diye sorduğu andır. O soruya insanın kalbinden yankılanan cevap: “Sensin.” Aşk, bir kavram değil; bir haldir. Zihnin çözemediği, ruhun sezdiği o ince sızı. Ne aklın planında vardır, ne kalbin izahında. Aşk — Allah’ın, insana kendi sonsuzluğunu tattırma halidir. Aşk,... Okumaya Devam et →

Ruhun Musikisi

/ Çiğdem Coşkun Çay / Her insanın, her ruhun bir ritmi vardır, her evin musikisi. Kulak verip dinlerseniz kimi evlerden duyulan şey ruhun musikisi değil öfkenin, sevgisizliğin bağırtılardır. Kırıla kırıla duyulmayan insanın susmasının sessizliği, ruhun musikisinin kaybolmasıdır. Duyulmayan, anlaşılmayan her ruh kendini sessizliğin mahzenine hapseder. Ruhun musikisi sevgiyle, ilgiyle duyularak canlanır, büyür ve yeşerir. Kimi... Okumaya Devam et →

Kadife Kılıçtaki Çelik

/ Semranur Paçacı / Bazı insanlar vardır; ilk bakışta gönlünüze huzur gibi dokunurlar. Yüzlerinde ince bir tebessüm, seslerinde kadifeyi andıran bir yumuşaklık vardır. Göz göze geldiğinizde, sizi sarmalayan bir güven duygusu hissedersiniz. Sanki tüm sertliklerden arınmış, kalbi su gibi berrak, rüzgâr gibi serinletici bir varlığın huzurundasınızdır. Oysa görünüşün aldatıcı ışıltısı çabuk söner. Yaklaştıkça, dokundukça o... Okumaya Devam et →

Hayal Denizinde Gerçek Gemisi

/ Zeynep Kar / Küçük bir kız çocuğu iken, günün birinde beyaz atlı bir prensin gelip bizi kurtaracağını ve birlikte mutlu mesut bir hayat süreceğimizi hayal etmeyenimiz yoktur herhalde. Belki de zehir gibi can yakıcı bir gerçek yerine, kendimizi özgür hissedeceğimiz sonsuz bir hiçlik olan hayallere koşmaktan, bir hayalperestlikten öte bir şey değildi yaptığımız. İstediği... Okumaya Devam et →

Hey “Gibi” Dünya Hey!

/ Selahattin Serçe / “Aldanma ki şair sözü, elbette yalandır.”Büyük şair Fuzûlî böyle diyor bir dizesinde.“Fuzûlî paradoksu” olarak felsefe tartışmalarına da konu olan bu söz, gerçek ve yalana dair ne anlatmak istiyor bize?Gerçek nedir?Yalan nedir?Dahası, âlim bir şair olan Fuzûlî’ye bunu söyleten nedir? Önce bir tespit yapalım:Bütün yalanlar, gerçek zannedilsin diye söylenir. Gerçek var olmasaydı,... Okumaya Devam et →

Vicdan, Vefa ve Cesaretin Dansı

/ Ali Dolgunyürek - Pedagog ve Aile Danışmanı / VİCDANIN PSİKOLOJİSİ: VEFA VE CESARETİN RUHSAL DENGESİİnsanın içsel sesi olan vicdan, yalnızca ahlakın ya da inançların sesi değildir; aynı zamanda psikolojinin de merkezinde yer alan bir bilinçtir. Vicdan; hem bireyin toplumsal değerlerle uyumu, hem de kişisel bütünlüğünü koruma mücadelesidir. Bu içsel pusulanın iki görünmez ama güçlü... Okumaya Devam et →

Kalbin Seferi

/ Çiğdem Coşkun Çay / Gerçek sevgiye ruhların aç olduğu, gerçek sevdanın yüreklerde gurbeti yaşadığı bir yüzyıl. Sınırların 'ben'i korumanın kulelerinden inip sevdiğini kucaklayamayanların çağı. Bu çağ 'kalabalık yalnızların' çağı. Sevmek ruhun huzuruydu. Dünyada herkesin arayıp bulamadığı o gizemli huzur sevmekti. Onun hatırına çekilen bir dünya ağrısıyla yaşamak. Nerede aranmalıydı, nerede bulunurdu; hep destansı masalsı... Okumaya Devam et →

Eylül’de Gelmeyi Anlat Bana

/ Burcu Özkan Olcay / Yapraklarını nazlı nazlı döken bir ağaç misali durgun ve yalın olan insan ; adına kâh hazan kâh hüzün dedikleri Eylül’ün gelip de gönül kapısına uğramasını bekleyip durur. Bakmasını bilen zarif gönüller için ilahi bir lütuftur gönül mevsimi olan Sonbahar ve onun ilk ayı olan Eylül... Büyüklerimizin bağ bozumu, üzüm şırası,... Okumaya Devam et →

Sahte-Gerçek

/ Mehmet Batur / Bir kalabalığın orta yerindeyiz. Görüyorsun ki her yüzde bir başkalık. Öyle ki gülüşler, amansız soğuklardan süzülmüş; davranışlar, senteliğin kalıba dökümü sanki. Konuşmalar; başıboş sözcüklerin, o yana, bu yana savruluşundan ibaret.Haklı, yerinde soruların: Herkes bir rolün provasını mı yapıyor? Bu sahte sahne niçin kuruldu? Perde neden hiç inme bilmiyor?Tertemiz, pırıl pırıl dünyana... Okumaya Devam et →

Sevda Bahçem

/ Zuhal Tuna / Umuda giden yolda senin bahçene rastlayacağımı bilmiyordum. Kan revan içinde, nerede olduğunu bilmediğim huzura doğru koşuyordum arkama bakmadan. Gözlerim gözlerine denk geldiği an durdu dünya. Büyülendim, kaldım gönül bahçenin önünde. Bu defa sarmaşıklardan bir pranga vuruldu ayaklarıma, sardı yara bere içindeki bedenimi, şifa oldu. İlk defa bu kadar derinden nefes aldığımı... Okumaya Devam et →

Yaşam Tiyatrosu: Kapalı Gişe

/ Zeynep Kar / "Ne hoş bir güzelliği vardır, hafif adımlarla dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların. Onurlu bir yaşamı seçenlerin." diyen Virginia Wolf gibi yaşamanın ta kendisi; varoluşun erdemli ve karizmatik duruşu "direnmek"tir. Kimi zaman bağıra-çağıra en yüksek sesimizle, kısılana kadar avaz avaz özgürlük nârâları atmaktır "direniş". Kimi zaman da en derin... Okumaya Devam et →

Yukarı ↑