/ Zeynep Kar /
“Ne hoş bir güzelliği vardır, hafif adımlarla dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların. Onurlu bir yaşamı seçenlerin.” diyen Virginia Wolf gibi yaşamanın ta kendisi; varoluşun erdemli ve karizmatik duruşu “direnmek”tir.
Kimi zaman bağıra-çağıra en yüksek sesimizle, kısılana kadar avaz avaz özgürlük nârâları atmaktır “direniş”. Kimi zaman da en derin çığlıkları bağrına basıp sükûnete kavuşmak.
Bir yanımızda ölümün soğuk yüzü ve hüznü, diğer yanımızda hayatın göz kırpışı ve neşesi… Olmak cesaretimizi toplayıp dünü unutmak, geleceği düşünmeden birinin elinden ve yüreğinden tutan olmak, sevmek en güzelinden, sevilmek en güzelinden… Ne güzel…
Birinin Hakk ve hakikate ulaşmasına vesile olmak, gecesini aydınlatıp gündüzüne güneş olmak, umutsuzluğuna umut, yüreğine şiir, diline şarkı olmak; velhasıl iyi gelmek birine, var olmak onunla, var olduğunu hissetmek; kendini, kendi varlığını, içindeki gizli hazineleri keşfederek her anını dolu dolu yaşamaya çalışmak; birçok duygu, his, latife ve sırrın inkişafına yer açmak aynı zamanda kulluğun da bir gereğidir.
Durgunlaşmış insanın gaflete düşmesi, şevkini yitirmesi, kendini güncellemekte, yenilemekte yetersiz kalması aşikârdır. Ancak, “Ağaç yaşken eğilirdi zaten, yaşımı başımı aldım. Benim için iş işten geçti” diyerek ümitsizliğe düşmek yeise hizmet eder ki, mesnetsizdir. Ağaç odun olmadıysa yaşlıyken de eğilmesi, eğilebilmesi mukadderdir. İslam tarihinde bunun sayısız örnekleri vardır. Bir ömürlük zaman dilimine ömürlere sığmayacak hayırlı işler sığdıran Hz. Ömer’in kalbinde hidayet güneşinin doğması bize gösterdi ki; yılların inanmışlıkları, alışkanlıkları, gelenek ve görenekleri yer ile yeksan olabiliyormuş. Nefisten südûr eden ağırlıklar imandan neşet eden hafifliğe dönüşebiliyor, isterse insan değişebiliyormuş. Öyle olmasaydı son nefese kadar tevbe kapısı açık kalabilir miydi?
Hayatın içerisinde boşuna geçmiş bir ömrün hazin hatıraları arasında kaybolup gitmeden, söylemden eyleme geçerek özgün ve özgürce yaşamak mücadelesi; hikayesi hiçbir zaman son bulmayacak yeni bir başlangıç…
Hadisene sekene;
Eneler tortu bırakmış senelere
Silsene onları

Bir yanıt yazın