Bir Bekleyiş Ruhumun İçinden Geçerken

/ Çiğdem Coşkun Çay /


Zamanın içinde bir yankı bekleyiş. Beklerken, sanki tüm kainatın nefesi kesiliyor ve her şey suskunluktan başka bir şey söyleyemez oluyor. İşte o an bekleyişden derin bir suskunluk o suskunluktan derin bir çığlık yükseliyor sadece bekleyen yüreklerin duyduğu.

Bekleyenin ,”beklediği bir zaman vardır”, “gelmesi gereken zaman”; onu bekler günü güne ve ömrü ömre ekleyerek. Bazen bir ömre bedel bekleyiştir bu. Beklerken hem varlık hem yoklukla yüzleşir insan.

Beklerken insanın kimliği zamanın içinde kaybolur. Bazen artık bir şeyin gelmesini istemek değil, aslında gelme işine gözyaşlarını terk etmek gerekir. Bir şeyin olmaması belki de bir anlamda her şeyin tam olmasıdır.

İnsan, bir şeyin gelmesini beklerken kendisini bulmanın yolculuğuna da çıkar. “Bekleyiş bir boşlukta sıkışıp kalmak değil, bir zamanın içinde kendini yeniden şekillendirmektir.” İnsan, yavaşça akan zamanın içinde beklerken; geçmişiyle, bugünüyle ve geleceği ile yüzleşir. Bu derin, yavaş, bazen çok acı verici ve süresini bilmediği bekleyişteki kendi ile yüzleşme yolculuğudur.

Ve belki de bekleyişin sonu başlangıcın ta kendisidir. Beklemek sadece bir varlık değil bir yoldur.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı ↑