/ Çiğdem Coşkun Çay /
Her insanın, her ruhun bir ritmi vardır, her evin musikisi. Kulak verip dinlerseniz kimi evlerden duyulan şey ruhun musikisi değil öfkenin, sevgisizliğin bağırtılardır. Kırıla kırıla duyulmayan insanın susmasının sessizliği, ruhun musikisinin kaybolmasıdır. Duyulmayan, anlaşılmayan her ruh kendini sessizliğin mahzenine hapseder.
Ruhun musikisi sevgiyle, ilgiyle duyularak canlanır, büyür ve yeşerir. Kimi ruhlar nihavent makamı olgun ve ruhani duygular uyandırır, kimi ruhlar kürd-i hicazkar makamı gibi insana neşe verir.
Kimi evlerden çocuk musikisi dolar ruhlara, kimi evlerden huzurun musikisi, kimi evlerden ise hazan vurmuş yaprak sesleri, kiminden de yalnızlığın sesi… Kimi evler şehrin yalnızlığında kaybolmuş ruhlarla doludur. Ruhun musikisi o evlerde duyulmaz.
Ruhlar kime temas ederse onun musikisini kendi duyar. “İnsanın yurdu kalbiymiş ve kalbi yüzüne yansırmış.” ruhunun huzuru, güzelliği gözlerine yansıyan insanların ritmine kapılır insan. O yüzden kalbi kalbimize değen insanların gözlerinin kelimelerinin musikisini dinlemek ve onların ritmiyle hayata eşlik etmek ruhu iyileştirir.
Duyabilen kalpler için her ruhun bir musikisi vardır. Ruhumuza huzur musikisinde ve gerçek sevginin ritmindeki ruhlar temas etsin.


Bir yanıt yazın