Şükrü Erbaş: “Duygularınızı Ertelemeyin; Yazın”

Türk edebiyatının yaşayan çınarlarından Şükrü Erbaş ile yazı ve yazarlık üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Usta yazar, yazı sevdasını ve ilerlemiş yaşına rağmen sürdürdüğü çalışmalarını anlattı; kalem ve kelam sevenlere önemli tavsiyelerde bulundu.

—————–

Zühre Dergisi: Sayın Erbaş, bizler sizin kuşağın şiirleri ve yazılarıyla büyüdük. Gördüğümüz kadarıyla çalışmalarınıza da devam ediyorsunuz. Nasıl çalışıyor, neler yapıyorsunuz?

Şükrü Erbaş: Ben 71 yaşındayım ve Allah bana beş altı kitap için müsade verdi. Bunların dosyasını kendim düzenliyorum. Çalışmalarıma devam ediyorum. Bitirmek istediğim işler var. Yazdıklarımın editörlüğünü hala kendim yapıyorum.

Yazıyla bir menzile girersiniz ve orada ilerlersiniz. Düzenleme yaparken yazdıklarınızı görürsünüz; nereye yol aldığınızı farkedersiniz. Allah’tan bana müsade vermesini istiyorum; daha çok pîr-i fani olmuşlar öncelikli olsa da, ben üzerinde çalıştığım dosyalarımı bitirmek istiyorum.
Doğa insan duyguları üzerinde çok etkilidir.

Oğlum kadar değer verdiğim Harun var. Her yerde beraberiz, imza günlerinde de hep birlikte yer alıyoruz. Harun beni memleketinde evine davet etti. Gittiğimiz yer bir dağın tepesi ve sanki evler bulutların üzerinde. Her yer sus pus, yemyeşil ağaçlar arasında, kuş sesleri içinde bir huzur. Sanki Tanrı burayı yaratmış ve daha önce hiç insan uğramamış gibi. Önümüzde yaşlı annesinin hazırladığı mükellef bir sofra; sanki göklerden inmiş gibi. İnsan orada herşeyi unutuyor adeta.


Zühre Dergisi: Efendim, fıtrî olarak duygularımız bizi edebiyatın eşiğine getirse de, oradan içeri girip güzel şeyler üretmek herkese nasip olmuyor. Edebiyat sevenlere, yazmak isteyenlere neler söylemek istersiniz?

Şükrü Erbaş: Ben hala yazıyorum. Sizler de yaşamınız ve sağlığınız elverdikçe yazmayı ihmal etmeyin. Duygularımızın dilidir yazmak. Yazarak ulaşabiliriz anlatamadıklarımıza.

Yazın yazın. Yazmak, fiili yazarak gelişir. İnsan yazmaya başladığında, kalp, ruh ve akıl ortak çalışır. Onlardan hasıl olanlar dökülür kağıda.

Yazı yazmak, eğitimle, kursla olabilecek birşey değil. Yazmak öğrenilerek yapılmaz. Zorlamayla da olmaz. Zorlamayla birşeyler kağıda aktarılmaz.

Duygularınızı ertelemeyin. Yazın. Siz yazdıkça yazı gelişir. İçiniz ne diyorsa onu yapın. Yazdıklarınızın dosyasını kendiniz duzenleyin. Yazdıklarınızı ancak kendiniz düzenleyebilirsiniz. Yazdıklarınızın asıl editörü sizsiniz.

Sizler yazın; yazın ki belki de sizin “virgül ve noktanın ötesinde değil yazdıklarımız” diye düşündüğünüz o naif ifadeler, bir çoğunun yazdığı bir birçok kitaptan daha fazlasısını anlatıyordur.


Zühre Dergi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı ↑