1988 yılında Eskişehir’de dünyaya geldim. Üç kız kardeşten en büyüğü olmanın zahmetini yaşadım herkes gibi. Ön lisans mezunuyum. Gençlik yıllarımda uzun süre aileme ait işletmede çalıştım. Ardından “iyi ki” dediğim biriyle hayat kurdum ve 6 yıldır beraberiz. Çok küçüktüm kitaplarla tutkum başladığında. Okudum, okudum, okudum. Merak uyandıran hisler içimde tutamadığım duygular, düşünceler bir çırpıda kağıda dökülmeye başladı. Hayat meşakkatliydi, zalimdi. Bu yüzden pes ettim, kalem düştü elimden.
Uzun zamandır yoktum, sanki kayıptım. Ruhum girdapta. Sürüklenen boş bir beden vardı yalnızca.
Taa ki tanışana kadar Zeynep Hocamla…
Beni bu serüvene çeken, elimden tutup kaldıran ve sizlerle hislerimi paylaştıran, heyecanımı doruklara taşıyan iyi yürekli ve şefkatli bir abla olan Zeynep Kar’a teşekkür ediyorum…
Yazarın Yazıları
Eylül’de Gelmeyi Anlat Bana
/ Burcu Özkan Olcay / Yapraklarını nazlı nazlı döken bir ağaç misali durgun ve yalın olan insan ; adına kâh hazan kâh hüzün dedikleri Eylül’ün gelip de gönül kapısına uğramasını bekleyip durur. Bakmasını bilen zarif gönüller için ilahi bir lütuftur gönül mevsimi olan Sonbahar ve onun ilk ayı olan Eylül… Büyüklerimizin bağ bozumu, üzüm şırası,…
Miras Olamayan Aşklar
Goncagül kadar temiz, pak gönle dokunan aşksa eğer, sevginin boyutuna akıl erer mi? Bunu tadan Zühre ile Tahir ‘e sormak gerekirdi herhalde… Onlarınki arşa yükselen bir aşk gibi.. Aşktan sevgiye boyut atlamış ab-ı hayat misali.Çok körpe, çok masum, anne karnında cenin gibi,aşkları içlerinde büyümüş ne yere, ne göğe sığamamış. Boşuna değilmiş klişe olan o söz…


