Bazen bir veliden, bazen de bir eğitimciden bu sözleri duyarız. ‘’Bu çocuk adam olmaz.’’ Nereden biliyorsunuz? Geleceği görebilmek gibi bir marifetiniz mi var? Yoksa size her şey malum mu oluyor? Hayır tabi ki. Gerçek şu ki, böyle diyenler, çocukları anlamakta yetersiz kaldıklarının farkında değiller.
Aklı başında olgun bir insan, gökyüzündeki kara bulutlara bakıp yağmurun yağacağını tahmin edebilir. Veya soğuk bir şeyler yiyip içen birisinin hasta olabileceğini söyleyebilir. Ya da derslerine çalışmayan bir öğrencinin başarısız olabileceğini söyleyebilir. Ancak, bir çocuğun yıllar sonra ne olup olamayacağını tahmin edemez.
Peki siz liseyi bitiremeyen ünlüleri biliyor musunuz? Birkaçını yazıyorum sadece; Abraham Lincoln, Bernard Shaw, George Washington, Ernest Hemingway. Okula başlar başlamaz ayrılmış veya hiç gitmemiş olanlar: Charlie Chaplin, Charles Dickens, Thomas Edison. Ve ülkemizden de bir sürü isim var onları yazmadım alınmasınlar diye. Belki de bu insanların da öğretmenleri veya ebeveynleri, ‘’Bu çocuk adam olmaz.’’ demişlerdi. Ama bakın neler olmuşlar.
Bizim çok içine kapanık ya da pasif gördüğümüz bir çocuğun yıllar sonra aktif ve yararlı bir eğitimci olduğunu görmemiz mümkündür. Biz çok iyi biliyoruz ki mucitler ve ilim adamları unutkandır ve dalgındır. Neden? Çünkü o insanlar odaklandıkları konuyu çarşıda, pazarda gezerken bile düşünürler, çoğu dağınık ve unutkan görünürler.
Ben bir eğitimci olarak öyle öğrenciler tanıdım ki, ilköğrenim birinci kademede içine kapanık, ikinci kademede yaramaz ve başarısız, lisede çalışkan, üniversitede sorumluluk sahibi ve ne yapacağını bilen birisiydiler. Kısacası, biz bir bakışta bir çocuğun veya bir öğrencinin geleceğini göremeyiz. Buna rağmen böyle konuşursak, o çocuğu veya öğrenciyi kaybederiz veya başarısızlığa iteriz. Ve bunun bir numaralı sebebi de biz oluruz. Bu yüzden, lütfen kehanetlerde bulunmadan önce dikkatli olalım.
Ve diyorum ki; kendi çocukluğumuza ve öğrenciliğimize bakalım. Biz nasıldık acaba? Dört dörtlük müydük? Mükemmel miydik? Veya biz ne olmayı düşünürken ne olduk? Geleceği bizi yaratan Allah’tan başka kimse bilemez. Bizim bilmemiz gereken bir terzi isek “bu kumaştan ne çıkar” deyip üzerimize düşeni yapmaktır. Ama bir eğitimci isek; kumaşın boyuna bakan terzi gibi davranamayız. Ebeveyni için büyük değer olan, onların gözlerinden esirgedikleri o güzel çocukları eğitmek için elimizden geleni yapalım. Ve gerisine karışmayalım. Umutları ve umudumuzu karartmayalım… RENKLENDİRELİM.
Fikri Güner



Bir yanıt yazın