/ Çiğdem Coşkun Çay /
İnsan bir ilişkinin içinde değil de eşiğinde yaşadığını fark edince misafir gibi kapının önünde beklediğini anlar. Ne çıkıp gidebilen ne de kalabilen, bir umutla o eşiği terk etmeyen bir insana dönüşür.
Bu çağda, aynı ekrana bakan insanların arasında görünmez mesafeler var. Bir telefon kadar yakın olan ama bir o kadar da uzak olan insanların yaşadığı çağ. Birbirimizden haber aldığımız sosyal medya ile birbirimizi takip ettiğimiz fakat birbirimizin hayatının neresinde olduğunu bilmediğimiz bir belirsizlik çağı.
İnsanın ruhunu en çok yoran bu bilinmezlik. Belirsizliğin kapısı hep aralıktır; insan ne gidebilir ne de kalabilir.
Bu yüzyılın yalnızlığı bu olsa gerek; hatırlanınca mutlu olunan, bazen kalabalıklarda unutulan. Özdemir Asaf bu yalnızlığı anlatır; insan bazen kimsenin olmadığı yerde değil yanlış yerde durduğu için yalnız hisseder. Bir kalbin içinde kendine yer bulamadığında, dünyanın en kalabalık şehri ıssız olur.
Sevgi görülmekle başlardı, sadece var olduğunda duyulmak değil yokluğunun da fark edilmesiydi. Sevgi kendinden vazgeçtiğin yerde değil kendini bulduğun yerde yeşerip büyürdü.
“Neden sürekli bekliyorum?
Neden gitmesi gereken yerde kalıyorum?
Neden beni eksilten şeylere sadakat gösteriyorum?”
Bu cümleler zihninde dönmeye başlayınca insan ötekini değil artık kendini sorgular. Kırk cümle kuracağı yerde kırık bir cümle kurmayı da bırakır ve beklentide olan gönlün susar.
Hepimiz görülmek, anlaşılmak, birinin hayatında önemli bir yere sahip olmak isteriz. Bu ihtiyaç için bazen bize iyi gelmeyen şeyleri sevgi sanabiliriz. Sanırım bu yüzyılın en trajik yanılgısı şudur; ilgiyle sevgiyi, alışkanlık ile bağlılığı, yalnız kalamama isteği ile birlikteliği karıştırmak.
Gerçek sevgi şüphe içermeyendir. İnsana her gün aynı soruyu sordurmayan, kendisini kanıtlamaya zorlamayadır. Sevgi omzunuzdaki ve kalbinizdeki yükleri alır.
İnsan belirsizliğin kıyısında içine dönerek yeni bir hayata başladığında, sevgi bittiği için değil, kendi içine dönüp belirsizliğin kendini tükettiğini fark ettiğinde bazı hikayeler sona erer.

Bir yanıt yazın