Alev alev yanan yüreklerin dumanından
Kararmaya yüz tutmuş
Bulutlar!
Kana kana içtiğimiz masmavi suların
Yağmurlarını getirin bana;
Çöl kuraklığında esaretimin,
Sırılsıklam olayım.
Hasat zamanı gelmişçesine kabarmış
Haşmetli ve öfkeli bulutlar!
Dolaşın şehrimin üstünde,
Gökdelenlerin ve gecekonduların;
Ormanların ve betonların;
Aşıkların ve ebedi yalnızların;
Katledenlerin ve seyredenlerin;
Özgürlerin
Ve özgürlerin
Ve özgürlerin;
Anlatın bana hepsini
Bire bin katarak,
Destanlaştırarak!
Esaretimin,
Bütün duvarların, dikenli tellerin
Kavgaların ve hürriyetlerin çatısı,
Mahrum edilmediğim yegâne doğa,
Bulutlar!
İnsanları anlatın bana;
Benden habersiz nasıl yaşarlar?
Ben gezinmeden aralarına karışıp
Zamanında,
Kahkahalarına, mutluluklarına,
Aşklarına ve isyanlarına
Bütün saygımı ve hayranlığımı sunduğum
O insanlar,
Farkında değiller mi yokluğumun;
Elleri ceplerinde gözleri merakla üstlerinde
Benim, Demir’in.
Bulutlar,
Mahvoluşum ve tükenişimle tutuşan
Umudumun
Tanıkları sizlersiniz;
Anlatın beni onlara
Yağmurlarla, fırtınalarla, kasırgalarla
Anlatın, unutmasınlar
Fatih Demirci

Bir yanıt yazın