40’ıncı Oda’dan: Nazar-ı Aşk

/ Selahattin Serçe /


Hayli zaman oldu,

Şu kesret-i dünyaya ayak basalı.

Açıldı da sayfa sayfa hayat masalı,

Senli sayfalara geleli söktüm okumayı, yazmayı;

Basâret nuru düştü, bakar kör gözlerime;

İlk kez görür oldum,

Cemâlini gönlümün duvarına asalı.

Elleri vardı herkesin;

Seninkilerse bir cennet kelebeği avuçlarımda.

Saçları vardı herkesin;

Senin zülüflerinse,

Göğsüme serilen cennet ipeği.

Gözleri vardı herkesin;

Senin gözlerinse,

Cennete açılan sonsuzluk penceresi.

Susadım, su içtim binbir çeşmeden;

Yalnız dilinden damladı aşkın kevseri.

Koksa da her çiçek binbir rayiha;

Bir senden saldı kokusunu İrem gülleri.

Aşkın ilk ayeti de ikra imiş ümmiye,

Ve nazar-ı aşk ile okunurmuş güzellik;

Gönül sorgusuz bakarmış, olanda aşk hâfızı,

Akıl terk eyler imiş, neden, niçin, nasılı;

“Çok güzel görünüyorsun” ey sevgili hâsılı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı ↑