“Hayat” Metrosu

/ Semranur Paçacı / Kalabalığın içindeyim. Metro rayların üzerinde metal bir kalp gibi atarak ilerliyor. Her sarsıntıda bedenler birbirine çarpıyor; omuzlar değiyor, dirsekler sürtünüyor, bir yabancının nefesi boynuma kadar ulaşıyor. Parfüm, ter, demir ve acele kokusu birbirine karışmış. Bu kadar yakınız birbirimize. Ama yakınlık, ait olmak değildir. Tavan tutamaklarına asılı eller görüyorum. Kimi nasırlı, kimi... Okumaya Devam et →

Taşın Çatlağındaki Pamuk

/ Semranur Paçacı / Bir taş bana bazı insanları hatırlatır. Dışarıdan bakıldığında sert, soğuk ve gri… Ne bir renk barındırır ne de bir sıcaklık. İnsan onlara yaklaşmaya çekinir; çünkü bu donukluğun ardında hiçbir kıvılcımın olmayacağına inanır. Yüzleri ifadesiz, tavırları uzak, sözleri yetersizdir. Böylelerini gördüğümüzde, çoğu zaman düşünmeden “taş kalpli” deriz. Ama gerçekten öyle midir? Taş,... Okumaya Devam et →

Kadife Kılıçtaki Çelik

/ Semranur Paçacı / Bazı insanlar vardır; ilk bakışta gönlünüze huzur gibi dokunurlar. Yüzlerinde ince bir tebessüm, seslerinde kadifeyi andıran bir yumuşaklık vardır. Göz göze geldiğinizde, sizi sarmalayan bir güven duygusu hissedersiniz. Sanki tüm sertliklerden arınmış, kalbi su gibi berrak, rüzgâr gibi serinletici bir varlığın huzurundasınızdır. Oysa görünüşün aldatıcı ışıltısı çabuk söner. Yaklaştıkça, dokundukça o... Okumaya Devam et →

Hayata Borcumuz

/ Semranur Paçacı / Vefa duygusuyla insan olur ÂdemoğluYürekten gelmelidir bu duygu;Tüm yüreğiyle kucaklamalıdır geçmişini,Hayatına borcu vardır, vefa gibi. Unutmaz gönül, ne yaşandıysa zamanla,Saklı kalır her iz, bir eski hatıra.Vefa, sessiz bir duadır aslında,Kalpten kalbe uzanan bir armağan aynı anda. Vefa ile incelir ruhlar,Bunun bilincinde yaşamalı insanlar.Her yiğidin harcı değil bu duygular,İnsan hayatını anlamlı kılar.

Yolumu Yitirdim

/ Semranur Paçacı / Kayboldum. Sokaklarda değil, insanların arasında değil, kendi hayallerimin tam ortasında. Ne sağa gidebiliyorum, ne sola. Her yön, başka bir çıkmaz; her adım, biraz daha içime doğru bir düşüş. Umudu arıyorum, parmaklarım boşlukta bir şeyleri yakalamaya çalışıyor. Ama elim hep kendime çarpıyor. Suçluyu arıyorum, ayna gibi yansıyor gözlerime. Duruyorum. Sessizlik çöküyor içime.... Okumaya Devam et →

Yolun Çehresi Yolcunun Elinde

Semranur Paçacı Bir yol var ömrümüzce, yazılmış bizlere ezelden. Ne taşına var hükmümüz ne de düzenine. Her adımımızda bir iz düşer zeminine, Yolun çehresi yolcunun elinde. Yol kendi hâlinde, ne güzel ne kötü, Onu solgun bırakan da biz, ışıldatan da. Gönlümüzden düşenler yansır atlasına, Nasıl görüyorsak içimizde, serilir asfaltına. Kimi zaman diken olur, kanatır eski... Okumaya Devam et →

Gerçek Sevda Gönül Suskunluğunda

Yanımda olsan, ne çıkar? Bir gölge gibi sessizce kayar, Ellerin ellerime hiç dokunmasa, Varlığın, yokluğunu nasıl unutturur bana ? Yokluğun bir esinti, derin ve serin, Sözlerin yeter, kalbime bir ferin. Bir mektubun gelir, bir umut olur. Yaraları sarar, ruhumu bulur. Yanında olmak nedir ki aslında? Adımlarla ölçülen bir masal mı yalnızca? Uzaklık dediğin, haritada mıdır?... Okumaya Devam et →

Bu Sana mı İstanbul’a mı Veda?

Ellerinin sıcaklığı ellerimde, Esen rüzgarın tınısı kulağımda,  Gözlerinin cezbi ta içimde , Ayrılırken yüreğim sende  Bu sana mı İstanbul’a mı veda ?  Karşımda Galata Kulesi, Uçuşan martıların kanat sesi , Yanı başımda sevdiğimin nefesi, Ayrılırken yüreğim sende Bu sana mı İstanbul’a mı veda ?  Ayrılık çeşmesinin suyundan mı içtik?  Yar! Herkesten, her şeyden vazgeçip sevdik. ... Okumaya Devam et →

Yukarı ↑